George Sand

George Sand’ın yaşamı ve yazarlığı üzerine.

medya-yayınlar sayfasına dön

George Sand

(1804-1876) yazar

“Günün birinde dünya beni tanıyacak ve anlayacak. Öyle bir gün gelmese bile benim için pek önemi yok. Ben başka kadınların önünü açmış olacağım.”
Soylu bir baba ve halktan bir anneden dünyaya geldim. Küçük yaşlarda babamı kaybedince babaannem beni soylulara yakışır biçimde yetiştirmek için eğitimimi ele aldı ve annemi evden uzaklaştırdı. Anneme duyduğum özlem ve sevginin beni ne kadar etkilediğini ilerde romanlarımı yazarken daha iyi anladım. Kırsal yaşam ve Rousseau benim ilk öğretmenlerim oldu. İkisi de bana özgürlüğü, bağımsızlığı ve eşitliği öğretti. 18 yaşında bir baronla evlendim ve 2 çocuk sahibi oldum. Toplumun hazırladığı en barbar kurumlardan biri olan evliliğe dokuz yıl katlanabildim. Evi terkederek Paris’e gittim. O dönemde sevgilim olan yazar Jules Sandeau ile birlikte yazdığım öyküler, Jules Sand adıyla yayınlandı. Önceleri gerçek duygularıma dayalı aşk ve macera romanları yazdım. Daha sonra sosyal ve işçi haklarını savunan politik içerikli yazılarım da oldu.
İlk romanım evlilik esaretinden kurtulmaya çalışan mutsuz bir kadını anlatan İndiana’yı takma ismim George Sand olarak yayınlattım. Bundan sonra da asıl adım olan Amantine Lucile Aurore Dupin’i hiç kullanmadım. Yaşam tarzımla yerleşmiş tüm geleneklere ve ataerkil tarzı yaşama karşı çıktım. Erkek kıyafetlerinin daha ucuz, dayanıklı ve kullanışlı olması nedeniyle Paris sokaklarında pantolon giydim.
Paris’in edebiyat ve sanat çevresinin özgür havası tam bana göreydi. Burada ünlü yazar ve sanatçılarla tanıştım. Gustave Flaubert, Marcel Proust ve Honore de Balzac, hayranlarım arasındaydı Alfred de Musset ve Frédéric Chopin ile fırtınalı ilişkiler yaşadım. Merak edenler “Hayatımın Hikayesi” adlı kitabımda ayrıntıları okuyabilirler. Oyuncu Marie Dorvalde ile yakın arkadaşlığım oldu. Ancak Chopin'le ilişkim diğerlerinden farklıydı. Chopin aristokrattı, edepli, titiz, düzgün, hatta biraz tutucuydu. Ben ise tam tersine özellikler taşıyordum. Yine de Chopin’in hastalığı boyunca onunla ilgilendim, bestelerini rahat bir ortamda yapmasını sağladım. Fırtınalı 9 yıllık beraberliğin sonunda ayrıldık ve 2 yıl sonra da Chopin vefat etti.
Feminist harekete hiçbir zaman dahil olmadım ama her zaman, bir ulusun ilerlemesi için kadın haklarının sağlanması gerektiğine inandım.

← Makalelere dön

© 2026 GÜLDEREN DEPAS · Tüm hakları saklıdır.